güldüreç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güldüreç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2009 Çarşamba

Special Turkish Lesson for our English Colleagues

Before beginning something...............INSALLAH
Just at beginning.....................BISMILLAH
When surprised........................ALLAH ALLAH
Self confidence..............EVELALLAH
Fully motivated........................ALIMALLAH
When gave up.................EYVALLAH
To go to the end......YA ALLAH
Promise...................VALLAH BILLAH
Bored...............FESUPHANALLAH
More bored................HASBINALLAH
Give up.......................ILLALLAH
Great inspiration and motivation..ALLAH, ALLAH, ALLAH
Succeeded...........MASALLAH
At failure.............HAY ALLAH

Ahhahah çok güldüm wallah billah =)

4 Ağustos 2009 Salı

Kürt Çalıştayı İçin Alternatif Gazeteciler!

KÜRT Çalıştayı'na çağrılan gazetecileri CHP yandaş ilan etti, Bahçeli ise "Kötü adamlar" dedi. İşi biraz şakaya vurursak, sanki Türkiye'de başkası yokmuşgibi, Sabah akşam TV'lerde Kürt konusunu anlatan gazetecilerin tercih edilmesi bence de yanlış oldu. Pek çok ünlü gazeteci de görüş açıklayamadı. Gelin, öteki bazı gazeteciler çağrılsa ne derlerdi diye biraz kafa yoralım.
FATİH ALTAYLI: Ben bunları yüz yıldır söylüyorum ama dinleyen kim. Apo'ya da kaç kere söyledim böyle olmaz, şöyle olur diye ama yok kardeşim herifler kafasız. Genelkurmay başkanlarınıın tekmiline birden anlattım bu işin nasıl çözüleceğini ama onların da kafaları basmadı. Siyasetçiler derseniz kapımdan ayrılmazlar fikrimi almak için ama iş uygulamaya geldi mi ara ki bulasın heirfleri. Yani adam olmaz bu herifler. 78457 kere ne zaman adam oluruz diye yazdım bıktım artık. Benim aralarında ne işim var bu adamların kardeşim?
HINCAL ULUÇ: Eskiden olsa, Ecvet Güresin, Bedii Faik, Burhan Felek oturur Kürt meselesini bir günde çözerdi. Nerede eski gazeteciler. Şimdiki gazetecilerden hiçbir şey olmaz. Ha bu arada, Yasemin! Svveetheart'a haber ver, Modern Folk Üçlüsü akşam konsere bekliyor.
'GÜNERİ CIVAOĞLU: Ben öyle her toplantıya her gazeteciyle gitmem. Ekibim var, Reha olacak, Mehmet olacak. Çalıştay listesine baktım, bizim ekipten kimse yok.
Üstelik Paris'te de değil. Allah bilir şarap, ıstakoz da yoktur.
ERTUĞRUL ÖZKÖK: Bu konunun fitilini zaten ben yakmışım. Apo'nun avukatlarını ben yazmasam, kim tartışmaya cesaret ederdi. Üzerime düşeni yaptım yani. Şimdi Ankara'da gidip gustosu, aurosu olmayanlarla konuşamam.
BEKİR COŞKUN: Ben bunların Çankaya'daki 1 numarasına bile "Benim Cumhurbaşkanım değil" diyorum, anlamıyorlar, kalkmış bakan beni çağırmış.
Laikliği yıkmanın odağı oldula', şimdi ülkeyi bölecekler, yandaş arıyorlar.
UĞUR DÜNDAR: Böyle bir toplantı yapacaksan, canlı yayınlayacağın ve oturumun yönetimini de bana vereceksin arkadaş. Yoksa havanda su döversin. Zaten bunlara Ergenekon iddianamesinden gıcığım.
REHA MUHTAR: Her gün yazıyorum, sanki yazan ben değilmişim gibi bir de çalıştaya çağırıyorlar. Alın okuyun. İşim mi yok, gelip bir de size anlatacağım. Zaten iki bebekle uğraşmaktan imanım gevremiş.
DİLEK ÖNDER: Allah Allah, davetiyeyi görünce gözlerime inanamadım. Tam da o gün, asansörde tecavüze uğrayan damacananın ağzını ölçmüştüm, 4.5 cm çıkmıştı. Kürt Çalıştayı'nda aşk mı konuşacaklar bunlar şekerim?
AYŞE ARMAN: Dubai çölünde ciple yanlış yöne giderken telefon çaldı. İçişleri'nden arıyorlarmış, Kürt Çalıştayı'na çağırıyorlarmış. Hamiş, tesettüre girdiğim için bana kızgınlar ya, vallahi kamera şakası sandım.
SERDAR TURGUT: Bizim İsmail'e anlatıp duruyorum, bu Kürt meseleleriyle gazete satmaz diye. Biraz hayat, stil, aşk, mastürbasyon olmalı. Bunu söyleyen ben değilmişim gibi Kürt Çalıştayı çıkarmışlar.
Nevv York'ta olsa gitmem.
AHMET HAKAN: Kendimi Prof. Azmi Hamzaoğlu'nun ellerine teslim etmiş, narkozdan bayılmışken, aram şiar. Telefonu da, o baygın gözlü hemşire açmış, "Ahmet Bey nasıl gelsin, şimdi ameliyatta" demiş.
MUTLU TÖNBEKİCİ: Ayol Bodrum'da laptop'un tamiri için kan ter içinde koştururken telefon çaldı. Ben bizim gazetenin santralı sandım. "Gelemem canım" dedim, zaten bugünlerde manita burnundan soluyor. Onu bırakamam.
EMRE AKÖZ: Durun baba ya, zaten Alevilerle papaz olduk. Başımıza birde Kürtleri çıkarmayın. Hem şimci o toplantıda Talisker filan da vermezsiniz. Ayranı dayarsınız önümüze. Bu sıcakta ayran mayran hiç çekemem.
(Değerli meslektaşlarımın affına sığınıyorum.)

Doğan Satmış, 4 Ağustos 2009, Habertürk

14 Ağustos 2007 Salı

AKP KAPATILSIN!!

“Tek Parti Olsun, Temiz Olsun”, “Düzgün bir demokrasimiz olamadı bari adam gibi bir totalitarizmimiz olsun”, “Daha da kötü bir Türkiye mümkün”, “Yeter artık olacaksa olsun şu darbe, CHP’nin duygularıyla oynamaya hakkınız yok” sloganlarıyla uzun ve geri dönülmez bir yola çıkmış olan Genç Siviller bu kritik süreçte yine üzerine düşen vazifeyi yerine getiriyor.


Ankara’daki istihbarat kaynaklarından “22 Temmuz’daki seçimi iptal edemezsek bari AKP’yi kapatalım” şeklinde konuşmalar yapıldığını öğrenen, kapatma davası ile ilgili ciddi ciddi bir dosya oluşturulduğunu duyan Genç Siviller tüm yurtta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve dış temsilciliklerde hazır ve nazır bulunan ispiyoncu genç sivillere haber saldı ve aşağıda bulunan AKP’yi sadece kapatmaya değil, üzerinden balyozlarla geçilip halı saha yaptırmaya yetecek kadar çok gerekçeyi topladı. Cumhuriyetin emanet edildiği şu çılgın gençler olarak biz vazifemizi yerine getirdik şimdi sıra kapatma dosyasını hazırlayan Cumhuriyet’in savcılarında.


Toplanan birbirinden korkunç gerekçelerden oluşan kapatma dosyasını 2 Haziran Cumartesi günü saat:12.30’da Galatasaray Postanesi’nden Cumhuriyet Başsavcılığına postaladık.

İşte AKP’yi Kapatma Dosyasından Çarpıcı Gerekçeler


AKP’nin gizli anlamı: AKP harflerinin gerçek anlamı ortaya çıktı. AKP’nin kuruluşunda görev almış bir yetkili, elimizde bulunan ses kayıtlarında; harflerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni değil Allah ve Kuran Partisi kelimelerini ifade ettiği, ancak şartlar olgunlaşmadığı için gerçeğin açıklanamadığını itiraf etti..


Bağcılar Lisesi’nde namaz skandalından sonra Hac skandalı: Namaz skandalı yaşanan Bağcılar Lisesinde yapılan incelemelerde kamuoyunu dehşete düşürecek yeni bilgilere ulaşıldı. Bodrum katının da altında olan bir dehlizde, öğrencilerin Kabe maketi etrafında hac farizalarına yerine getirdikleri öğrenildi.


Doğan Medya Center’da da namaz skandalı: Doğan Medya Center içinde bulunan yoga ve reiki salonunu saat:05.00’de temizlemek için gelen bir grup temizlikçi kadın başörtülülerini takarak salonda namaz kılmaya teşebbüs etmişler, bir cumhuriyet mitingi dönüşü gazeteye gelmiş bulunan Milliyet Gazetesi çalışanları, namaz kılma eylemini henüz kıyam halindeyken bastırmayı başarmışlardır. Temizlikçilerin AKP iktidarı döneminde işe alındıkları, AKP iktidarından cesaret alarak geçtiğimiz Ramazan ayında da oruç tutma eylemi yaptıkları ortaya çıkarıldı.


Lisede gerici ayaklanma: Avcılar Selami Yetişgil İlköğretim Okulu’nun bazı öğrencilerinin, okulun bodrum katında “ALLAH” olarak isimlendirdikleri görünmez bir varlığa ibadet ettikleri tespit edildi. Bir öğrenci babasının kızını ispiyonlaması üzerine ortaya çıkan habere göre; çocukların son zamanlarda davranışlarının değiştiği, bazı öğrencilerin kanatlarının çıkmaya başladığı, duvarlardan geçebildikleri ve hatta gözlerinden ateş çıkarabilenlerin bile olduğu öğrenildi.


Havadan konularla bile laikliğin altı oyuluyor: Meteoroloji Meslek Liseleri öğrencilerine 4 adet yağmur duası ezberleme zorunluluğu getirildiği iddia edildi.


İnsanları inanan ve inanmayan şeklinde kamplara ayırıyorlar: AKP’li Bakan tarafından atanan Mamak Milli Eğitim Müdürü, ÖSS sınavına girecek öğrencilere yaptığı konuşmada “ Allah hepinize sınavda zihin açıklığı versin” diyerek sadece Allah’ın sevdiği dini bütün öğrencilerin başarılı olmasını istediği, dinle daha limoni bir ilişkisi olan gençlerin ise yerle yeksan olmasını dilediği anlaşıldı.
AKP’li seçmen davranışlarında artan irtica eğilimi: 14 Nisan 2006 günü, AKP seçmeni olduğu tespit edilen 67 yaşındaki Hatice Benli, Gaziosmanpaşa – Bakırköy hattında çalışan belediye otobüsüne sağ ayağıyla bindi ve ayağını atarken içten içe “bissmillahirrahmanirrahimm” dedi.


AKP’nin Atatürk karşıtı kadrolaşma hareketi: AKP’li bakan tarafından yeni atanan Rize Tapu Kadastro Müdürü’nün odası boyanırken Atatürk resmi duvardan indirildi. Kullanım talimatnamesinde boyanın 12 saatte kuruyacağı belirtilmişken, resim 15,5 saat sonra yani 3,5 saat gecikmeli olarak tekrar eski yerine asıldı. Dolayısıyla söz konusu partinin Atatürk’ü hazmedemeyen kişilerle kadrolaşma yaptığı ispatlanmış oldu.


THY’nin başörtülü açık ayrımı yaptığı belgelendi: 25 Şubat 2004 tarihinde Ankara – Urfa uçağında başı açık bir kadına cam kenarı koltuk kalmadığı söylenmişken, daha sonra gelen türbanlı kadına cam kenarından yer verildiği belgelendi. Yolcuların biniş kartları da ekte delil olarak sunulmuştur.


Reklam panolarında şeriat provası. Konya Mevlana Müzesi karşısında bulunan reklam panolarına ünlü Amerikan porno yıldızı Carmen Elektra yeni filmi için reklam vermek istemiş, AKP’ye bağlı Konya Belediyesi bu talebi geri çevirmiştir.


İçki yasağında son perde: AKP, içki yasağı politikasını uygulamak için pilot bölge olarak Samsun Devlet Hastanesini seçti. AKP yönetimi tarafından başhekim yapılan imam hatip kökenli, Samsun Devlet Hastanesi başhekimi Kamil Çoban, siroz hastası 59 yaşındaki B.T. isimli hastasına, içki içmeye devam etmesi durumunda tedaviye devam etmesinin bir anlamı kalmayacağını söyleyerek, içki içmemesi konusunda baskı yaptı.


Antalya Saime Yahşigil İlköğretim Okulunda skandal: Antalya Saime Yahşigil İlköğretim Okulunda ders programı yapılırken, din derslerinin zihinlerin zinde olduğu sabah saatlerine, İnkılâp Tarihi derslerinin ise hemen öğle yemeğinden sonra, çocuklara rehavet çöktüğü saatlere konması dikkat çekti. Ayrıca, rehaveti arttırmak için İnkılap tarihi derslerinin olduğu günler yemekhanede ayran dağıtıldığı belirlendi. Tüm bunlarla körpecik beyinlerin dini bilgilerle doldurulması, Atatürkçülüğü ise öğrenecek takati kalmaması amaçlanıyor.


Odak olma suçu: AKP’de Mustafa çok Tansel az: DONAR araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmada; AKP seçmenleri arasında, Mustafa, Ahmet, Ali, Ayşe, Havva gibi İslam kaynaklı isimlerin CHP seçmenlerine göre 3 katı fazla olduğu, buna karşın; Tansel, Çiyse, Berkecan, Sudesu gibi çağdaş isimlerden neredeyse hiç olmadığı tespit edildi.


AKP Belediyeleri’nin Yeşil Takıntısı: AKP’li belediyelerin geçmiş dönemlere göre iki kat fazla yeşillendirme çalışması yaptığı belgelendi. Şeriatı temsil eden yeşil ile rejim değişikliğine park, bahçe ve refüjlerden başladıkları açıkça görülmektedir.
Halka okunmuş su içiriliyor: AKP’li İstanbul Belediyesi Terkos ve Ömerli barajları kıyısında her Cuma günü 41 imama 41 yasin okutuyor. Okunmuş sular şebekeye veriliyor, bu sayede insanların dini duyguları coşturularak amaçlanan şeriat devleti için taban oluşturuluyor.


Ampul Gavur icadı: CHP’nin amblemi bir Türk savaş aleti olan OK, DP’nin amblemi yine bir Türk taşıma aracı olan AT iken AKP’nin sembol olarak Amerikalı Edison tarafından icat edilmiş AMPÜL’ü seçmiş olması Türkiye’yi Batıya peşkeş çekeceğinin en güzel kanıtıdır.


AB ile gizli anlaşma: Vatansever Türk Tugayları Konfederasyonunun internet sitesinde yer alan belgeye göre; Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB’nin Genişleme sorumlusu Oli Rehn ile gizli bir anlaşma yapmıştır. Anlaşmaya göre, Sinop – Mersin hattının doğusu Sözde Ermenistan ve Kukla Kürdistan devletleri arasında paylaşılacak. Ege bölgesi Helen cumhuriyeti olacak. İstanbul, sıcak sulara açılma emelinden bir türlü vazgeçmeyen Rusya’ya bırakılacak. Abdullah Gül’e jest olarak da Kayseri merkezli Gülistan İslam Cumhuriyeti kurulacaktır.
Gül’ün ismi Apo’dan: Yalçın Küçük’ün isabet buyurduğu üzere; Abdullah Gül’ün Kürt olduğu ve babasının da Abdullah Öcalan’a büyük muhabbet duymasından dolayı oğluna Abdullah ismini verdiği anlaşılmıştır. (Gül ile Apo’nun aşağı yukarı aynı yaşlarda olmaları bu gerçeği değiştirmez. Demek ki babası öngörülü bir insandı.)
Erdoğan Sabetaist Kızılderili kabilesinden: Yine Yalçın Küçük’ün tespitlerine göre Tayyip Erdoğan’ın Kızılderili Sabetaist Doğan Er kabilesinden geldiği, kimliğini gizlemek için ise soyadını Erdoğan yaptığı öğrenilmiştir.


Erdoğan neden Fenerbahçeli? Fenerbahçe’nin bayrağı sarı-laciverttir. Bayrak 15 dakika kezzaplı suda bekletildiğinde iki rengin karışmasından yeşil renk ortaya çıkmaktadır. Erdoğan’ın şeriat özlemi takım tercihinde bile kendini ele vermektedir.
Menderes’in köpek davasından sonra Erdoğan’ın kedi davası: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Van ziyareti sırasında hediye edilen(!) ve adını CANSU koyduğu kedisi yine Başbakan'ın inisiyatifiyle başbakanlık konutuna yerleştirilmiş ve konutun tüm imkanları kedi Cansu'ya seferber edilmiştir. Halkımız sefaletle boğuşurken bununla da yetinilmemiş, bir yabancı misyon şefinin getirdiği pahalı mama 'hill's' ve altın işlemeli tasma memnuniyetle kabul edilmiştir!! Geçtiğimiz yıl mart ayında birkaç günlüğüne konutu terk eden kedi Cansu'ya bu gayri ahlaki davranışından dolayı herhangi bir ceza verilmemiştir!


AKP iktidarı dini futbola bile alet etmiştir: AKP döneminde eşi türbanlı olan Ertuğrul Sağlam Beşiktaş teknik direktörü olurken, namaz kıldığı bilinen futbolcular sürekli ilk onbirlerde takımda yer bulmaya başlamışlardır. AKP iktidarı döneminde Anelka ve Aurilio’nun Müslüman olmaya zorlanması ve aynı iktidar döneminde İlhan Mansız’ın (İ.Mansız) ise futbolu bırakmak zorunda kalması da dikkat çekmiştir.

www.gencsiviller.net